12 Ocak 2017 Perşembe

Piramitten Asagi

Maslow'un piramidiyle saniyorum lisede tanismistim ilk defa. Aradan gecen 20 kusur yilda kendimizi gerceklestirmek  yolunda ilerlesek de, simdilerde piramitin en alt basamagiyla, temel fiziksel ihtiyaclarimizla ugrasiyoruz.  Sosyolog degilim, fikir uretecek kadar da okumadim bu konuda ama bence piramitin ustune ciktiktan sonra yeniden en basa donuyor ihtiyac hiyerarsisi, en azindan bizim icin boyle oldu. Yeni hedefimiz kendi kendimize bunu basarmak su aralar. Oyle soylenerek de yapmiyoruz ustelik. Sonunda ortaya cikan " gercek bir seyler" oldugu icin buyuk mutluluk duyuyoruz basardikca. Her seyin degerini daha iyi biliyoruz. Daha cok mutlu oluyoruz. 

Buraya tasinmamizdan itibaren bircok zorlukla karsilastik. Bazisi tasinmanin beraberinde gelen zorluklar, bazisi evin insaatinin yeni bitmesinden kaynakli zorluklar, bazisi koyde/dagda olmanin zorluklariydi. Bir tanesi var ki hala farkli sekillerde cikiyor karsimiza ve biz bu zorlugu her cozusumuzde daha cok sukrediyoruz: Su!

Tasindigimizda evde sadece bir musluk takiliydi, su ihtiyacimizi o musluktan kovaya su alip oyle karsiliyorduk. Sonra guc bela bir usta getirtebildik de mutfak ve banyolarin lavabolarini, musluklarini baglatabildik. Buraya usta getirtmek dunyanin en zor islerinden biri. "Gelip alalim sonra geri goturelim" deseniz bile gelmek istemiyorlar. "gelirim" diyen de dedigi gun gelmeyebiliyor, ariyorsun "Gelemedim, yarin gelirim" diyor, bazisi telefonu bile hic acmiyor. Mesela kuvetlerin montaji icin tam 21 gun bekledik. Servisle kac kere randevulastik, kac kere gelmediler hatirlamiyorum. En son aramamiza "Toplantidayim" diye mesaj yazdi da cildirip genel merkezlerini aradik, baska servis geldi de oyle cozebildik konuyu (artik cildirmiyorum ama alistim bu tip seylere). O yuzden bir ustanin gelip lavabo, musluk filan baglamasi baya onemli buranin sartlarinda. Kutlanmaya degecek bir basari; ama sorun alistigimiz duzenle karsilastirildiginda bu kadarla bitmedi maalesef. Suyu depodan aldigimiz, depo da evden cok yukarda olmadigi icin basinc sikintisi vardi. Suyumuz akiyor ama ip gibi akiyordu. Insan iste, hep daha fazlasini istiyor :) Basinci biraz artirmak icin depoyu biraz yuksege almamizi onerdi  komsularimizdan biri, ugrasti didindi, demirden profil yaptik beraber depoyu ustune koyduk. Tabi depoyu kaldirmak icin once bosaltmak gerekiyor,  bosaltinca bir gunduzu susuz geciriyoruz. Olsun, basincimiz artsin da ara ara susuzluga raziyiz. Sonucta ise yaradi mi derseniz, ehhh iste. Oyle gozle gorulur bir fark yok, ama cok sukur suyumuz var, akiyor, daha ne olsun? Bu arada anca aklimiza geldi de hidrofor arastirmaya basladik, alsak mi ne yapsak diye karar vermeye calisirken bir sabah buyuk bir gurultuyle uyandik. Profil kirilmis; depo dustu ve parcalandi. Biz apar topar gittik yeni depo, hidrofor, dusunup de yapmadigimiz ne varsa bir gun icinde hallettik veee normal basincli suya kavustuk. Hidroforu taktindan sonraki ilk dusu hic unutmuyorum. Bazen mutluluk normal akan bir suda gizli sadece:) 

Uzunca bir sure suyu sorun/zorluk listesinden cikarmistik ki havalar sogudu. Bir sabah uyandigimizda borular dondugu icin su akmiyordu. O gun niyeyse bir panik olduk, hatta atladik sahilde bir cafeye gittik. Butun gun ordan calistik, aksam yemegini yedik eve oyle donduk. Ertesi gun hizla boru yalitimini guclendirdi Suat, kaucuk ustune cam elyafi serdi. "Daha da donmaz artik" derken yilbasi oncesi firtina, asiri soguk ve kar yuzunden yeniden dondu borular. Iki kat yalitim oldugu icin gercekten hic beklemiyorduk, baya hazirliksiz yakalandik. Basta bir modumuz dustu ama panik halimiz gecince toparladik.  4 gun sonra acildi sular. Bu 4 gunu, 5 lt'lik sularin, plastik tabaklarin, iceri tasidigimiz karlarin yardimiyla gecirdik. Ve de "sular bir daha donmaz" safligini ustumuzden atmayi ogrendik. 

Bu hafta sicakligin -15lere dusecegini gorunce bastan tedbirimizi aldik. Yilbasindan kalan tum 5 lt'lik pet siseleri ve kuvetleri doldurduk; icme suyunu, islak mendilleri stokladik; plastik tabak, catal, kasik stoklarini kontrol ettik; tum camasir, bulasiklari yikadik; bulasik cikaracak ama olmazsa olmaz yiyecekleri pisirip dolaba attik; 3 gunluk pisirme listemizi bulasik cikarmayacak sekilde olusturup alisverisimizi yaptik ve resmen oturup sularin kesilmesini bekledik:) Yine 4 gunu susuz gecirdik ama bu defa oldukca sancisiz oldu. Yine de suyun geldigi andaki sevincimizi anlatamam. Bazen de mutluluk normal bile degil sadece akan bir suda gizli olabiliyor :)

Bir sonraki soguk dalgasinda muslugun birini hafif acik birakmayi planliyoruz, donmayi onleyebilir belki dusuncesi ile. Belki baharda da gelecek kisa hazirlik olarak borulari toprak altina aliriz, bakalim artik :)

Kar - kisla mucadelenin sadece bir acisi tabi su, koyde fiziksel zorluklar Istanbul'a gore cok fazla. Ama diger yandan trafik yok, karmasa yok, kavga yok, "saatlerce yolda kaldim" derdi yok, ise gidebildim-gidemedim stresi yok. Zorluklari kabullenip elinden gelen onlemi aldiktan sonra etrafina bakabildigin zaman, sonsuz bir huzur var. Baktigin her yerde mutluluk var. Kar yagarken ayri, bulutta ayri, siste ayri, guneste ayri, yagmurda ayri, evin icinde ayri, disinda ayri bir guzellik var. Doya doya icimize cektigimiz tertemiz bir hava, her nefeste insanin icini dolduran bir sevinc var... Hele ki kuzularin o kar sevinci yok mu, her seye deger. 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder