3 Ekim 2017 Salı

Hobi Bahçesi Kurma


Toprakla uğraşmak... Yeni bir canlı var etmek, onu yaşatmaya çalışmak... Çocuklarınla, sevgilinle beraber aynı amaç için emek vermek, hata yapmak, öğrenmek, daha iyisini yapmak, gerçek bir şeyler üretmek, keyif almak, stres atmak, eğlenmek, mutlu olmak, başarıyı kutlamak, kafa yormak, nefes almak, var olmak... Bizim için bu sene hobi bahçesinin anlamı birkaç domates biber üretmekten çok daha öteye geçti. Ilk günlerde kaç kök dikeceğimizi bile bilmezken, ilk bahçeyi sökeceğimiz bugünlerde bilmiş bilmiş gelecek senenin planlamasını yapıyoruz. 

Fi-Dik. yapı market ve pazarda bulunabilir.
Nisan sonunda dikim için bahçeyi hazırlarken elimizde sadece bir çapa, tırmık, fide ocağı açmak için pazardan aldığım basit bir alet (Fide-dik'in kısaltması olarak fidik diyorum kendisine), ve fidelerimiz vardı. Bir de tabi heyecan ve mutlulukla ellerine küreklerini almış "ben ben ben" diye koşuşturan can parçalarımız. Çapayı, fideleri dikmeyi (10-12şer kök domates, salatalık, biber; 4-5er kök patlıcan, kabak, karpuz) ve tohumları (havuç, maydanoz, tere, dereotu, semizotu) ekmeyi 2 günde anca bitirdik. Önce dikim aralıklarını ölçüp ocak (fidelerin dikileceği çukurlar) yerlerine işaret koyduk. Domates, kabak, salatalık, patlıcan, karpuz için 60 cm, biber ve havuçlar için 25 cm. Ocakları açıyorum, Fidik'i çıkarır çıkarmaz içine toprak doluyor. Tekrar açıp fideyi yerleştirene kadar tekrar doluyor. 10 dakikalık iş oldu 50 dakika. Farkettim ki toprağı dikimden bir gün önce sulasaymışım bu sorunu yaşamayacakmışım. Sonrasında test ettim onayladım. Bir daha dikimden bir gün önce toprak sulanacak, not alındı. 

Sonbaharda yanmış hayvan gübresi atıp tüm bahçeyi sürdürdüğümüz için dikimde ayrıca gübre ya da başka bir besleyici destek eklemedik. Sonuçta sadece kendimize kadar bir şeyler bekliyoruz, saksıda bile yetişen domates koskoca tarlada haydi haydi yetişirdi. Evet yetişti de gerçekten, ancak toprağı daha iyi tanıyıp dikimde biraz daha besleseymişiz daha büyük ve belki de daha çok ürün elde edebilirmişiz.  Ders no2: Dikimde toprağa kompost, gübre gibi ek takviyeler yapılacak. 
Bu arada iki günde dil üstadı Doran efendi ekimle dikimin farkını iyice özümseyip arada beni bile düzeltmeye başladı. " Anne karpuz fidesini diktin mi?" " Yok daha sıra gelmedi, yarın ekerim herhalde." " Dikerim demek istedin sanırım, çünkü bildiğin gibi fide ekilmez, dikilir." Anasına bak oğlunu al. Yıllardır özellikle ofis arkadaşlarımın benden neler çektiğini artık daha iyi anlıyorum :) (bir yandan da hoşuma gidiyor yalan değil, biz buyuz, böyle mutluyuz :)) 

Ekim dikim bitince can suyu verip ertesi günü bekledik. Çapalamanın çok önemli olduğunu biliyoruz. Dipler sık sık çapalanacak ki toprak havalansın, yabancı otlar ayıklansın, kökler beslenebilsin. Ama sulama, işte o tam bir muamma. Kime sorsak, ne okusak her kafadan farklı bir ses çıkıyor. Her gün sulayan da var, can suyundan sonra meyve verene kadar sulamayan da. Mutlaka herkes kendince doğru, kendi iklimi, toprağı, havası doğrultusunda edindiği deneyimini paylaşıyor, ama ben kime inanacağım, neyi ne kadar sulayacağım? 'Ihtiyaç oldukça düzenli' bana bir şey ifade etmiyor ki... Neyse sonunda yapraklar büzüşüyorsa bitkinin suya ihtiyaç duyduğunu öğrendim de nerdeyse bir aydınlanma yaşadım. 1-2 hafta sabah akşam gözleyince zaten her bitkinin kendi düzenini de öğrenip matematiğe uygulayabiliyorsunuz. Şimdi o şaşkın hallerim çok komik geliyor bana :) 
Su buharlaşmasın diye sulamanın sabah erken ya da akşam geç saatte yapılması gerekliliği zaten çok genel bir bilgidir. Ek olarak fidelerin sadece köklerinin sulanması, yapraklarına su değmemesi gerekiyor ki yapraklardaki sular güneşte mercek etkisi yapıp yeşil aksamın yanmasına ve de hastalıklara sebep olmasın.  Ama fideler yeni dikildiklerinde o kadar küçükler ki nerdeyse enjektörle sulasan yapraklara sıçrıyor (damlama sulama sistemi varsa o ayrı). Köklerin toprağını yükseltip yanlarını çukurlaştırınca suyu da bu çukurlara yani karıklara vermeye başladım ve yaprak ıslanması sorunu çözüldü. Tümsekleri ve karıkları baştan yapmak da yine alınan dersler arasına katıldı. 
Her bitkinin su ihtiyacı farklı, o yüzden aynı sıraya ya da aynı karığın iki yanına farklı bitkileri dikmemekte fayda var.  Tohumların ise  üstten yağmurlama sulanması gerektiği için eğer tohum ekecekseniz fidelerden uzak bir yere ekmenizi öneririm.

Fidelerin arasında dolaşmayalım, toprağa basmayalım diye yürüme yolu bıraktıysak da yeni dikildiklerinde maydanoz dalından hallice oldukları için çocukların fideleri görmeleri çok zor oluyordu. Biz de tarladaki taşlardan fide etrafına basit bir çit yaptık. Hem kuzularım fideleri ezme riski olmadan rahatça koşuşturdu, hem görüntü daha güzel oldu, hem de  bostandaki taşlar temizlendi. Sulama için 50 m'lik hortumu çekiştirirken taş çiti yerinde tutmak kolay olmadı ama fideler büyüyene kadar iş gördü. Daha sağlam ve hoş bir çit için en baştan ahşap kullanılabilir elbette.  

Tümsekler, karıklar, taş çitler. Sağ taraf da tohum alanı

Domatesler ve salatalıklar büyümeye başlayınca farkettik ki fideler ayakta duramıyor, bir seylere tutunmaları lazım. Herhalde, sırığa bağlanmaları gerektiğini bildiğimiz halde sırıkları baştan dikmeyen bir biz varız. O kadar çabuk büyüdüler ki biz sırık ayarlayana kadar domateslerin birkaç dalı ağırlıktan kırıldı. Salatalıkları da tel örgüye bağlamak zorunda kalınca gelecek yıl önce bağlama ve sardırma ekipmanını hazırlamaya karar verdim.


Ilk çiçeğimiz, kabak...
En büyük heyecanlardan birini fideler çiçek açınca yaşadık. Fide çiceği bile olsa ilk olunca hep hatırlanıyor. Boş görünen toprağın ortasında sarı bir bebek... Sonra mor, sonra beyaz, sonra yine sarı. Aden zaten sabah akşam elinde küreği bostanda. Toprak kazar, kök çapalar, suyla çamur yapar, yaprakları sever... Doran okul dönüşü mutlaka bir posta gider bakar, akşam sulamalarda bana yardim eder, eve gelen misafirleri götürüp gezdirir... Ben evde bekleyen sevgili ve çocuklarım olmasa, güneş yakmasa bostandan çıkmayacağım. Bir de çiçeklerle, sonrasında ürünlerle gelen motivasyon... İlk otlarımızı topladık. Ağzına elma harici yeşil bir şey koymayan Aden'im en önde, gören de yiyecek sanır. Sonra kabaklar ve salatalıklar. Doran'in bol vurgulu "Affferin anne" demesi, gözlerindeki parıltı hala gözümün önünde. Ardından domatesler, biberler geldi. Çok şükür sezon boyu dışardan almamız gerekmedi hiçbirini, zaman içinde sepetimizi alıp bostana günün hasılatını almaya gitmek günün rutini bile oldu. Tabi sepeti kim taşıyacak, domatesi biberi kim koparacak, sulamayı kim yapacak gibi kardeşler arası iş bölümü zorunlulukları Doran'a empowerment ve delegasyona giriş eğitimi olarak geri döndü. 😂  
Tere toplamaca

En büyük kabak...
...bizim kabak



Kalsiyum eksikliği
Herhangi bir hastalığa ya da zararlıya karşı bir önlem almama çok gerek kalmadı, ama lazım olursa diye baya bir araştırmıştım. Internette kolayca ulaşılabilecek ev yapımı ilaç tarifleri var. Karıncalar alttaki domateslere az biraz dadandılar, ben de bıraktım yesinler, hepimize yetti sonuçta domatesler.  Fide aralarına fesleğen, kadife çiçeği gibi bitkiler dikmenin de ise yarayacağı söyleniyor. Seneye deneyeceğim.
Bir ara domateslerin altlarında ve yeni çıkan kabaklarda sanki toprağa değmiş de çürümüş gibi bir görün₺tü oldu, araştırdım, toprağa değmekten değil, kalsiyum eksikliğindenmiş. 1-4 oranında sulandırılmış sütü yeşil aksama sıktım, sonra sorun azaldı. Bir ya da iki kere daha uygulasaydım muhtemelen daha iyi olurdu ama aşırı sıcaklardan yapamadım. 

43-44 derecelerdeki sıcaklardan tabii ki bitkiler de çok etkilendi. Sulama sıklığını artırsam da özellikle domateslerde bazı dallar ve bazı salatalıklar resmen yandı. Seneye sıcaklarda bostanın üstüne bir branda gererek bitkileri de rahatlatmayı planlıyorum. Ama o sıcaklarda nefes bile almak istemezken kendimizi nasıl ferahlatıp bostana ineceğiz, henüz onun çözümünü bulamadım:) 

Kızaramayacak yeşil domatesler
Artık havalar iyice soğudu. Hala çicekler, domatesler, biberler var ama onları kızartacak ve büyütecek güneş yok. 1-2 güne kadar tüm fideleri sökeceğiz. Yapraklar ve gövdeler doğranarak kompost yığınına girecekler. Sonra ilkbahara kadar işlere ara, yeni sezon için araştırmalara ve okumalara ağırlık vereceğiz.  Gelecek yıl yükseltilmiş sebze yatakları, kardeş bitkiler, kompost, malç kullanımı ile hedefi bir tık daha yükseltmeyi planlıyoruz. Bizi yeni sezon heyecanı şimdiden sardı, bakalım projelerin ne kadarını gerçekleştirebileceğiz? 😀

NOT: Instagram'dan daha sık paylaşım için talepler var. Instagram'da blog'a özel ayrı bir hesap açana kadar bizi Twitter'da  @noyerreine hesabından takip edebilirsiniz.
Yeni sezon planlama

2 yorum: