17 Ocak 2018 Çarşamba

Anne, Parlak Olsun, Süslü Olsun


Kalabalıktan uzak, doğayla ve kendinle baş başa olunca özel günler de daha keyifli, daha güzel oluyor ve stresle değil de, hakkettikleri gibi heyecan ve mutlulukla bekleniyor, sindirerek, sakince ve huzurla yaşanıyor. Istanbul'da olsak Aralık başında yılbaşı kalabalığı stresi basardı örneğin. Trafik iyice kötüleşir, bir yere gidilemez ve park yeri bulunamaz olur, market kasaları her gün daha da kalabalıklaşır, işten eve dönüş süreniz uzadıkça uzar... 
Burda bu saydıklarımın hiçbiri yok. Normal yaşam olabildiğince sakinliğiyle devam ederken üstüne heyecan, neşe ve umut eklemek var, tam da olması gerektiği gibi. 


Yılbaşı günü önceden plan yapmadan, kalabalık, otopark derdi olmadan, "Hadi" deyip cümbür cemaat parka gidebilme lüksü.

Tabi bir yandan da büyük şehirlerde neredeyse her sokakta, her AVMde olan parlak süslemeler, ağaçlar, simler yok... Ben de oldum olası severim süslemeleri, ama artık bahçemde bakmaya doyamadığım, her gün yeniden aşık olduğum onlarca ağaç var. Bir gün dallarındaki çiylerle süslenir, bir gün üstünde koşuşturan sincaplarla. Her yıl bir tanesini yılbaşı ağacı olarak görevlendirsem, hepsini görmeye ömrüm yetmez. Ancak evde iki çocuk olunca, hele biri de 3 yaşında bir kız çocuğu olunca, evin içinde de normalden farklı bir süsleme, bir parlaklık gerekiyor tabii. Açıkçası nerdeyse bir ormanın içinde yaşarken eve plastik ağaç almak saçma, gerçek ağaç koymak daha da saçma geldiğinden, alternatif yılbaşı süsü arayışlarına başladık biz de.  

Bahçemizde nereye dönsek çam 💜
Ya da çam ve meşe...

Önce bahçeden topladığımız kozalakları, yaprakları, meşe palamutlarını  boyadık hep beraber. Benim el becerim nerdeyse hiç yoktur, herhangi bir şey oluşturmayı bırakın nerdeyse cetvelle bile çizgi çizemem. Ama bu kozalak ve yaprak boyama işini başardım. Insanlık için adım bile değil, ama benim için çok büyük bir adım. Başardıkça da daha fazlası için motive oldum. Doran bir yerde görmüş, yılbaşı kapı süsü istedi. Hazır motivasyon yüksek, "Hadi kendimiz yapalım." dedim. Bir okul dönüşü oturduk hep beraber masaya. Evdeki kolilerden birini yuvarlak bir çerçeve kesmek için açtık. Evde pergel de olmadığı için halkanın dışı için bir yemek tabağından, içi için de bir kahvaltı tabağından faydalandık. El becerim yoktur dedim ya, kesme becerim de nerdeyse sıfır. Kalın bir kartondan bu halka çerçeveyi makasla kesmem neredeyse imkansız. Daha başlamadan bitti mi acaba diye düşünürken her derde deva mor Kershaw çakımla deneyeyim dedim, hiç zorlanmadan ve oldukça düzgün şekilde kesmeyi başardım (ürün yerleştirme yok,  sadece çok seviyorum çakımı:)).  Sonra hacim vermek için, kullanılmış kağıtları buruşturup halkaya koli bandıyla yapıştırdık. Bu kötü görüntüyü kapatmak için de hepsinin üstüne perdelerin boyu pencerelere fazla geldiği için kestiğimiz perde parçalarından sardık. En son da yerdeki dallardan kestiğimiz gerçek çam iğnelerini, kendi boyadığımız kozalakları, kendi bahçemizden toplayıp parlaklaştırdığımız cevizleri, palamutları, birazcık da hazır aldığımız parlak süsleri Bally ile yapıştırdık ve keten iple Doran'ımın kapısına astık. Yapıştırma için şeffaf slikon kullansam daha kolay olacakmış, bir daha böyle bir şey yaparsam tembellik etmeyip slikonla yapacağım. 

Mor Kershaw 💜💜💜


Kağıtlarla hacim veriyoruz. Nasıl fikir?😂

Çam iğnelerini de keselim

Nasılsa görünmeyecek diye yanlar boş 

Ve final

Oğlanım kapı süsü isterken kızcağızım da gözünü parlak pembe toplara ve led ışıklara dikti. Bahçedeki çamlardan budanan büyükçe ve yamuk bir dalı bir saksıda kendi kestiğimiz odunlarla sabitleyip kendi çapımızda bir ağaç oluşturduk. Iğnelerin üstüne yine kendi boyadığımız çınar yapraklarını, kozalakları, Aden'in istediği parlak topları ve Doran'ın kapı süsünden artan hazır süsleri taktık. Belki biraz komik oldu ama Aden çok beğendi, bizim için dünyanın en güzel ağacı oldu. Yılbaşından on gün sonra zar zor toplayabildik. Kozalaklar, yapraklar ve Doran'ın süsü ise toplanmadı, hep duracaklar:). 

Ağacının başında
Kızcağızımın ağacı. Doğal, parlak ve süslü

Süslerle başlamışken canımız yılbaşı misafirlerimizin de hediyelerini kendimiz yapalım, emek vererek, sevgi katarak hazırlayalım istedik.  Evet el becerim yok, o yüzden ellerimle bir bere öreyim, yetenekli ablam gibi seramikler yapayım deme şansım yok. Ama çok severek yaptığım ve kendimce güzel de yaptığıma inandığım bir şeyler var. Tahmin ettiniz mi? Evet, bilimum yiyecek ve içecek :):)  Yılbaşından hemen önce ancak sofra hazırlıklarıyla uğraşacak kadar zaman olduğu için bu hediyeleri önceden yapmam gerekti. O sebeple yılbaşı ruhuna uygun, dayanıklı, buzdolabı gerektirmeyen, atıştırmalık ve sevilme olasılığı yüksek bir şeyler hazırladım. Tarçın ve zencefille karamelize edilmiş badem, mis gibi köy yumurtasıyla yapılmış, ev yapımı nar ekşisi ile tatlandırılmış beze ve kış çayı. Gerçekten çok isteyerek, sevgiyle yaptım, verdiğim hediyeden çok mutlu oldum. Umarım hediye sahipleri de beğenmiştir:)
Hediyeler...

Yılbaşı sofrası, yiyecek demişken tamamını sevdicekle beraber ikimizin hazırladığı menümüzü de yazayım. Özel günlerde menüye karar vermek benim için çok zor oluyor, belki aynı şekilde zorlananlara faydam olur :)

Gün boyu atıştırmalık:

  • Zencefilli tarçınlı yumuşak yılbaşı kurabiyeleri
  • Çikolatalı ve muzlu cup cake, çikolata ve fındık kremalı frosting ile
  • Çikolatalı top kek 
  • Annemin getirdiği muffin, kahve biskuileri ve mantar kurabiye

30 Aralık akşam yemeği:
  • Fransız soğan çorbası
  • Kremalı mantarlı linguine 

Kahvaltılar:
  • Kıymalı, kıyma-kaşarlı, patates - peynir- otlu gözleme
  • Bazlama
  • Krep
  • Peynir, zeytin çeşitleri
  • Bal-Kaymak
  • Nutella - Fındık ezmesi

31 Aralık akşam yemeği: 
  • Zeytinyağlı pancar
  • Çerkez tavuğu
  • Pembe humus
  • Süzme yoğurt ve cevizli köz patlıcan
  • Zeytinyağlı yaprak sarma
  • Girit Ezme
  • Peynir - zeytin çeşitleri
  • Paçanga böreği
  • Tereyağında karides
  • Çiğ Köfte (ana yemek olarak:)) 
  • Pilav
  • Sosis (köfte de vardı ama unutmuşuz :)) 
  • Ablamların getirdiği limonlu cheesecake 


Içecekler:

  • Ev yapımı ayran
  • Elma suyu
  • Ev yapımı şarap & bira
  • Rakı
  • Saat 00:00 için şampanya

Happy family

Yazıya özel gün stresiyle başladım, süslerle devam ettim, nasıl olduysa yemekle bitirdim :) Aslında biraz da doğum günlerinin yarattığı benzer duygulardan bahsetmek istiyordum ama o da başka bir yazıya kalsın. Her gününüz çocuk sevinciyle dolsun, sevdiklerinizle, sağlıkla, huzurla geçsin...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder