6 Haziran 2018 Çarşamba

Bugün Çok Güzel Bir Gün Oldu

Bahçeyle uğraşmanın, bir şeyler ekip biçmenin en sevdiğim tarafı, çocuklarımla beraber  hepimize hitap eden yeni bir şeyler öğrenmek. Bir şeylere emek vermenin, bir şeylerle bağ kurmanın, üretmenin tadına varmak. Sonuca ulaşmak için süreç odaklı olmayı öğrenmek, sürecin her aşamasının aslında sonuçtan daha değerli olduğunu farketmek. Ve bunları hayatımızın çok doğal bir parçası haline getirmek.

Tarla adeta bir ot ormanı  
Geçen kıştan beri okuyup araştırdığım, baharın erken döneminde yapımı ve içini doldurmakla uğraştığım yükseltilmiş sebze yatakları ve kardeş bitkiler projemizde, fideleri dikmemizle beraber projenin gelişme aşamasını da gözlemlemeye başladık. Yataklar gerçekten i-na-nıl-maz oldu. Hazırlaması biraz uzun sürdü, yordu ama fideleri diktikten sonra o kadar rahat ettim ki kovayla taşıdığım toprakların yorgunluğu bile uçtu gitti.

Toprak, hem içeriği hem de üzerine basılmaması sayesinde  o kadar yumuşak ki, işler elle parmakla bile kolayca halledilebiliyor. Yatak dışındaki alanlar ot ormanı haline gelse de, alttan gelen yabani ot da olmayınca ot temizliği de tek tük gerekti. Geçen sene neredeyse her gün elimde çapa saatlerce toprak kabartma, ot temizlemeyle uğraşırken, bu sene bütün o zamanlar bana kaldı. Geçirgenliği ve suyu iletme kapasitesi de tarlaya göre çok daha yüksek olunca, bir de dikimi de kardeş bitkiler prensiplerine göre yapınca ürünler kendilerini göstermeye başlayana kadar sulama ihtiyacı da çok çok az oldu.



Dikim günü
Kardeş bitkiler nedir derseniz, birbiriyle sinerjistik etki gösteren, topraktan aldıkları ve toprağa verdikleri maddeler birbirini tamamlayan, birbirlerini etkileyen zararlılara karşı koruyucu etki gösteren, birbirlerinin güneş, gölge, sarınma, yayılma gibi ihtiyaçlarını tamamlayan, bu sebeplerle ayrı ekime göre daha sık ekilebilerek toprağın daha verimli kullanılmasını sağlayan ve sonuç olarak da beraber ekildiklerinde daha fazla ürün getiren bitkilere kardeş bitkiler deniyor.  Halk arasında 3 kızkardeş diye bilinen mısır, fasülye, kabak; aslında kardeş bitkilermiş mesela. Ya da domates, biber, patlıcan; sadece bir şarkı olmayıp birbirini çok iyi destekleyen  3 kardeş bitki. Yine hep havuçla dereotu beraber ekilmez denir, onun da sebebi bu iki bitkinin uyumsuz bitki olması aslında. 
Özellikle ABDdeki tarım fakültelerinin halka da açık kaynaklarında bu konuda birçok bilimsel çalışma, liste, teorik bilginin yanında pratikte  dikim planı oluşturmak için matematiksel modeller de var.  Küçücük alanlardan bol ve kaliteli ürün elde etmek için sadece dikmek ve beslemek yetmiyor, bilim şart elbette. Bu kaynaklardan okuduklarımı, kare köklü formülleri,  altıgenlerle oluşturulan geometrik modelleri ve Türkçe kaynaklardan bulduğum deneyimleri sentezleyip sadeleştirerek dikim planlarını oluşturdum. Yatakların etrafına demirbaş olarak çepeçevre kadife çiçeği diktim. Kadifeler nematodları (bitki köklerine zarar veren gözle görülmeyecek kadar küçük kurtçuklar) baskılıyor, zararlı böcekleri uzak tutuyor ve topraktaki faydalı organizmaların çoğalmasını sağlıyor.  
Yine zararlı böcekleri uzak tutsun, hem de domatesleri desteklesin, tadlarını zenginleştirsin diye domates aralarına fesleğen yaptım. Kadifeler bir yandan, fesleğenler diğer yandan mis bir çiçek bahçesi gibi oldu yataklar. 
Kardeş bitki prensiplerinden biri de dikim sıklığını artırmak. Böylece alandan daha fazla yararlanılıyor, toprak yüzeyinde minimum düzeyde boşluk kalıyor ve yabani otlar çıkacak yer bulamıyor. Ben biraz da deneysel olsun diye yataklardan birini iyice sıkıştırdım, yani daha sık diktim, diğerini ise biraz daha rahat yaptım. Kuşkonmaz ve pancarlar maalesef tutmadı, başka tohum kalmadığı ve hazırını da bulamadığım için bu sene onlardan feragat etmek durumunda kaldım. Sonuç olarak bir yatakta domates, biber, patlıcan, fesleğen; diğer yatakta ise salatalık, kabak ve dereotu oldu. Kadifeler tabi demirbaş, her tarafta var. Fideler büyüdükçe boğazlarını yani köklerini doldurma, domateslerde koltuk alma, salatalık ve domatesleri ipe alma, toprağın boş kısmını malçlama işlerini tamamladık sevdicekle beraber. 1 ayda sadece 1 kez, o da  kendi yaptığım enzimle pestisit uygulaması yaptım. Büyümelerinden, gelişimlerinden çok memnunum, nerdeyse saydıklarım dışında hiçbir şey yapmadan kendi kendilerine büyüdüler. Her gün "İyi ki yapmışım yatakları, bu sıcaklarda rahat ediyorum", diye kendi kendime sevinip duruyorum:) Haziran başı itibariyle fideler ya çicekte, ya üründe. Yatakların ve kardeş bitkilerin ürünlere faydası olacak mı bilmiyorum; ama şimdiden 5 kat büyüyen fesleğenlere olduğu kesin. :)

Bebeler büyüyor
Ilk çiçekler

Boğazları da dolduralım...
Domateste koltuk alma




Kabaklar coştu 
Bebeler genç oldu


Ilk ürünler

Kabak bebeleri ayrı, çicekleri ayrı güzel
Domates, biber, arka fonda patlıcan
Patlıcan arası büyücek fesleğen... 


Erişkinliğe ilk adım

Bostan bu sene görsel olarak da o kadar güzel oldu ki bizim için, yapılacak bir şey olmasa bile, çocuklarla uzun uzun vakit geçirmekten, yatakları izlemekten  çok zevk alıyoruz. İşler kolaylayınca insan "Daha mı fazla yapsaydık?" diye hafif bir aç gözlülüğe bürünse de, elde edilen ürünün fazla olmasındansa öğrenilenlerin fazla olması, üretirken geçirilen zamanların güzel olması, her şeyde sadece kendi emeğimizin olması ve huzurumuzu azıcık bile kaçıracak hiçbir şey olmaması bizim için daha değerli. Ve Aden'in söylemiyle her günü " Bugün çok güzel bir gün oldu." diye bitirebiliyorsak, başka ne isteriz ki? 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder