27 Şubat 2017 Pazartesi

Tandir otesi incik

En bastan pesinen ortaya koyalim, burasi bir food blog degil, biz de hasa foodblogger olmanin uzagindan yakinindan gecmiyoruz. Ama yemek yapmak hayatimizin en onemli islerinden, en hos guzelliklerinden biri. Bu aksamki gibi guzel bir tarifi deneyip asiri derecede memnun kalinca da yazmadan edemedim :)

Bulundugumuz cografya bircok acidan kutsanmis gibi. Sadece dogasi, iklimi, yesili, mavisi degil, ayni zamanda etleri de coook guzel. Tabii ki yesilinin zenginligi guzel ve minnak kuzularin, oglaklarin ve danalarin tadlanmasinda buyuk rol oynuyor.
Baharin baslari ise o guzel kuzucuklarin ennnn korpe zamanlari. Eh biz de mevsim ilerlemeden  bir incik yapalim dedik. Tarif olarak da bunca zamandir izledigimiz Masterchefler bosa gitmesin diye Gordon Ramsay'den esinlendik.

Toplam pisirme zamani uzun surse de dunyanin enn kolay ve enn guzel yemeklerinden biri, onu bastan soyleyeyim. Tabi bunda yemegin yildizinin ( Masterchef terminolojisini de icsellestirmisim) yani inciklerin cok buyuk rolu var. Kasabiniza guvenmiyorsaniz, ya da eti marketten aliyorsaniz hic girismeyin, zira kuzu diye koyun verebilirler (benim basima gelmisligi vardir) ve bu da nahos bir sonuc yaratabilir. Tazecik kuzu incikler olduktan sonra yemegin supersonik olacagi zaten garanti. Isi biraz daha garantiye almak adina bu guzelim incikleri nasil isledigimizi kisaca anlatmaya calisacagim; ama once malzemeleri yazayim:

Marinasyon icin:

Zeytinyagi
3 dis kabaca dogranmis sarimsak
2 corba kasigi kadar kekik
1 tatli kasigi kadar kimyon
Pul biber
Isot
1 adet kabaca dogranmis ve tohumlari cikarilmis chili biber ( acisini daha az tutmak isterseniz biberleri ona gore ayarlayabilirsiniz)
Tuz
Karabiber
2 adet cubuk tarcin

Pisirme icin:

2-3 Corba kasigi kadar zeytinyagi (muhurlemede kullanacagiz)
2 adet yuvarlak dogranmis havuc
1 adet orta boy piyazlik dogranmis sogan
2 defne yapragi
1 sise kirmizi sarap
Yarim litre tavuk suyu

Marinasyon malzemesiyle incikleri iyice ovalayip en az bir saat, mumkunse bir gece kadar beklettikten sonra pisirme asamasina gecebilirsiniz.
Eti marineye yatirdik


Tercihen dokme demir bir tencerede (ya da firina girebilen baska bir tencere de olabilir), zeytinyaginda incikleri toplam 6 dk kadar muhurledikten sonra  (cogu tarifte olanin aksine un kullanmadan muhurluyoruz) marinasyonda kalan tarcin ve sarimsagi tencereye ekleyin. Defne yapragi, havuc ve sogani da koyup 2-3 dakika karistirin. Ardindan sarabi ekleyin, kaynama noktasina geldikten sonra 6-7 dk kadar kaynatip suyunu biraz cekmesini saglayin. Ustune tavuk suyunu da ekleyip (biz evde yapilmis tavuk suyu kullandik ama yoksa hazir tavuk suyu ya da bulyon kullanip ustunu suyla tamamlayabilirsiniz) kaynatin. Kaynamaya baslayinca onceden isitilmis 160 derece firina alin ve 3 (evet 3) saat boyunca pisirin. Firina alternatif olarak slow cooker da kullanabilirsiniz.
Pisirmeye basliyoruz


Yapmasi evet uzun ama hic zor degil, ustelik o kadar basarili bir yemek oluyor ki bir daha baska hicbir yerde kuzu tandir vs yemek istemeyeceksiniz soz veriyorum :) Is ki korpecik kuzulari bulup yavas yavas pismelerine musade edin :) Afiyet olsun :)

Vee Afiyet Olsun


15 Şubat 2017 Çarşamba

Gunler gunlerin ardında...

Once Subat tatili, sonra bir turlu bitemeyen depremler ve deprem tatili sebebiyle elim yazmaya gitmedi bir turlu. Bu arada merak eden herkese cok tesekkurler, cok sukur iyiyiz. "Gittiniz faylarin dengesini bozdunuz" diyen bazi arkadaslarim hakli mi diye merak da etmiyor degilim bazen, bir haftada 1000den fazla sarsinti oldu, her gun en az 2-3 tanesini hissettik. Depremler gunluk konusmalarimiza yerlesti, "Gece 1:00de bir deprem daha oldu." "Evet, bastan 5.0'di sonra 5.3'e revize oldu." seklinde cumleler kuruyoruz artik. Insallah bir an once sonlanir diye her gunku dilegimizi tekrarlayayayim burda da.

Soguk, kar, firtina, deprem derken kisin nerdeyse sonuna geliyoruz. Ilk kisimiz buranin kis sartlarini anlamak, ogrenmek, uyum saglamak, isinma, barinma gibi en temel ihtiyaclari karsilamakla gecti temel olarak. Nerdeyse her gun  pencerelere, kapilara, icerden ya da disardan defalarca izolasyon yapildi. Soguklarin artmasiyla izolasyonlarin sayisi ve derecesi de artti, oyle "yaptim bitti artik rahatim" yok hicbir iste :) Isinma ise "kombimi actim faturayi gorunce dertlenirim" gibi degil maalesef :) Evde kalorifer var tabii. Komur kazaniyla calisan bir sistemle isiniyoruz.  Baslarda kazani tutusturmak, yanmasini saglamak icin bile cok zorlandik, ama ogrendikten sonra daha rutin bir hal aldi ve biz de biraz rahatladik. Kazani tutusturmak yetmiyor, isiyi ayarlamak, yandigindan emin olmak, her gun cuvalla komur bosaltmak, gunluk, haftalik ve iki haftalik temizlikleri yapmak gerekiyor.  Ailemizin atescisi 💜💜💜 Suat'in gunluk hayatinda onemli bir yer aliyor tabi bu is. Kazan kiyafetlerini giyip maske & eldivenlerini takip her gun inmesi lazim (maske cok onemli, maazallah KOAHa sebep olsun istemeyiz.). Bazen gunduz baska islerden zaman kalmayinca aksam ya da gece bile yapmasi gerekebiliyor. Disarisi -15 derece ve saat gece yarisi bile olsa, eger evimiz sicak kalsin istiyorsak "Bugun yapmayayim, yarin yaparim" deme luksumuz yok.

Gunluk  'to do list'imizde boyle olmazsa olmaz baska maddeler de var. Depodaki suyun miktarina bagli olarak gunde 1 ya da iki kez su pompasini calistirip depoya su basma, kedi ve kopeklerin yemekleri, sulari, ara ara kactiklarinda bulunup geri getirilmeleri, zamani geldiginde asiya goturulmeleri, Doran'in sabah servise goturulmesi, ogleden sonra servisten alinmasi gibi. Acikta hicbir yiyecek madde kalmamali, dokulen kirintilar vesaire mutlaka fazla zaman gecmeden supurulmeli, her aksam cop mutlaka ama mutlaka disari cikarilmali ki uzun mucadeleler sonunda kurtuldugumuz kemirgen arkadaslarimiz yeniden gelip bize yerlesmesin.  "Salon disinda bir sey yemeyin, yerseniz de dokulurse bana haber verin, odada tabak unutmayin", kendimden hic beklemeyecegim cumleler kurup cocuklara kabus oluyorum. Ama sebebi var, hepsi kemirgensiz rahat uykular icin :)

Bir de is kalemi olarak gayet goz onunde olan ama simdiye kadar nerdeyse hic yapmadigim, genelde outsource ettigim ev isleri var 😉. Temizlik (yeri gelmisken soyleyeyim, sizin de dogaya donme planiniz varsa evi mumkun oldugunca kucuk yaptirin. Yoksa temizle temizle bitmiyor), camasir, bulasik, utu, alisveris, ortalik toplama gibi. Suat'in normal isleri de var (normal kelimesi pek olmadi farkindayim ama is isleri demek daha bir garip geldi :)). 
Her gun yapilmasi gerekenler disinda hicbirinin deadline'i yok, kendimiz nasil ne sekilde istersek hayatimiza o sekilde yerlestiriyoruz. Mesela utu yapmam lazim ama canim istemiyor. Yapmiyorum. Oyle basit gibi gelse de kulaga, benim icin oldukca guzel ve keyifli bir durum. Evet tabii ki calisacagiz ama sonucta kis aylari burda tatil sayilir, zaten 2 ay sonra baharla beraber tum gunumuz yogunlasacak, o kadar da keyif yapmayalim mi? 😃 Tum isleri takim calismasiyla hallediyoruz. Cocuklarla ev isi yaparken onlar da kendi sorumluluklarini yapiyor. Evet tabii ki daha yavas oluyor, daha cok zaman aliyor ama bir yandan da cok daha guzel ve keyifli oluyor. E bir acelemiz de olmadigina gore...

Geri kalan zamanimiz da bildiginiz hafta sonu gibi geciyor. Hani hafta sonu olunca insan sevgilisiyle, cocuklariyla, arkadaslariyla olmak ister, disari cikmak ister, ormanda kosmak ister, evde hicbir sey yapmadan TV izlemek ister, varsa hobileriyle ugrasmak ister, seyahat etmek ister, ama bunlari mecburen gunlere boler, bir hafta sonunda en fazla bir ya da ikisini yapabilir ya, iste bizim her gunumuz o sekilde. Her seyden onemlisi ve degerlisi -ki bu burda olma sebebimiz- birbirimizle beraberiz. Baska islerle de ugrassak ayni ortamda nefes alarak mutlu olabilen, birbiriyle zaman gecirmekten cok mutlu olan bir aileyiz biz (cocuklar da simdilik oyle, buyuduklerinde bu cumledeki "aileyiz biz"i "kari-kocayiz biz" olarak guncellerim. 😊). Cocuklarimizlayiz, oynuyoruz, guluyoruz, dansediyoruz, bol bol sarmasip kokluyoruz. Her anlarina, gelismelerine, buyumelerine tanik oluyoruz. Keyifli anlari kadar zorluklarini da beraber karsiliyoruz. Burnumuzu disari cikarsak zaten mis gibi tertemiz havanin, cam agaclarinin, doganin gobegine dusuyoruz. Hava uygunsa evin erafinda yuruyuse cikiyoruz, bazen sadece bahceye cikiyoruz, bazen de tarlaya inip camura giriyoruz. Kasabaya indigimizde eve donus yolunu azicik degistiriyoruz ki baska bir yol manzarasi ruhumuzu beslesin. Kac haftadir izleyemedigimiz dizileri toplu izleyelim diye uykusuz kalmak gibi bir problem yok, hafta ici gunduz bile olsa, varsa izlenecek bir sey, izliyoruz, Australia Open'da muthis keyfini yasadim bunun mesela. En son bir grand slam'i tamamen izledigimde herhalde Universite son siniftaydim. Simdi digerlerini bekliyorum, nerdeyse gitmek kadar iyi :) Aslinda sevip de zamansizliktan, yorgunluktan ya da usengeclikten hem fiziksel hem de zihinsel olarak bir kenara attigimiz ugraslarimizla ilgilenmeye basladik. Cocuklari entegre edebildiklerimizi beraber, edemediklerimizi onlar uyuyunca yapiyoruz. Hep isteyip de kosullar uygun olmadigi icin el atamadigimiz hobilere basladik. Belki gunun birinde bunlarda ustalasiriz bile, kim bilir?

Yemek yapmayi isler arasinda saymamistim, cunku yemek yapmak, yemek, icmek bizim icin bir hobi, zevk, hayatin en renkli ve en sınırsız guzelligi. Zamanimizin da iyi bir kismini ne yapacagimizi dusunmeye, yemek programi izlemeye, hep aklimizda olanlari denemeye, sonrasinda iyilestirmeye, e tabi yemeye ayiriyoruz. Ekmek, bazlama, gozleme, pisi, borek, corek (ay hep hamur isi oldu oyle degil mi?🙈), hamburger, pizza, tatli, kek, degisik sebzeler, corbalar daha once zamansizliktan yapamadigimiz her seyi yapabiliyoruz. Disardan aldigimiz bir cok seyi de hem daha saglikli hem daha lezzetli hem de daha ekonomik olsun diye kendimiz yapmaya basladik. Bizim kuzular eriste cok sever, eriste kesmeye basladik mesela (terminolojiye de hakimim gordugunuz gibi :)).  Yogurup kestikten sonra mevsim ve bahcedeki kedi kopek coklugu sebebiyle firinda kurutuyoruz ama olsun, kokusu tadi oldukca guzel bizce. Ekmegi zaten Istanbul'dayken de cogu zaman kendimiz yapiyorduk, simdi iyice uzmanlastik. Hedefim gelecek yaz bahceye tas firin yaptirip ekmekleri o firinda pisirmek, bakalim :) Yazin dondurdugum kilolarca domates vardi, o domateslerden ketcap, aci sos, kahvaltilik surme (ne diyecegimi bilemedim, surme'yi uydurdum) yapiyoruz bittikce. Yaz sonu hem domates hem de biber salcasi da denemistim, tabi ilk deneme oldugu icin miktari ayarlayamamisim :) Butun gun ugrasip yaptigim salca 1-2 haftada bitti. Bir sonraki sefere daha organize ve bilincli calisacagim bu konuda.
Malum yemeyi sevdigimiz kadar icmeyi de seviyoruz, hele bu manzarada zaten icmeyeni dovuyorlar, kendi biramizi da yapmaya basladik. Bu kadar sey yapip likor yapmazsak olmaz, o ise de girdik tabi. 
Sadece yediklerimiz ictiklerimiz degil, ayni zamanda kisiel bakim, sabun, ev temizlik malzemelerinde de yavas yavas dogallasmaya basladik. 15 yildir saclarimi boyatiyordum, artik kina yakiyorum. Hem cok ucuz, hem saglikli. Kokusu 1-2 gun beni zorluyor ama o kadar da olsun. 
Tamamen dogal malzemelerden  temizlik malzemeleri hazirladim, evdeki hazirlar bitince kullanilmak uzere sira bekliyorlar.   Sirada ise Kayseri mantisi, peynir, sarap ve sabun var. Zaman icinde mumkun olan her seyi kendimiz uretmeyi ve yapmayi hedefliyoruz, insallah basaririz.

Evet, gunlerimiz oyle bos degil. Cok is var, keyif alinacak cok sey, mutlu olmak icin cok sebep, uygulanmayi bekleyen cok plan var. Tum bunlara iliskin de bir notum var: Saymaya calistiklarimin hepsini severek yapmazsaniz keyif ve heyecan kisa bir sure sonra iskenceye donusebilir. Temizlik de buna dahil, sevgiliniz ya da cocugunuz bile olsa o insanlarla 7/24 araliksiz beraber olmak da. O yuzden bu hayati sadece haftasonu gorunumlu kismiyla degil, ya tumuyle isteyin, ya da birakin sadece tatillerde kalsin 😊


Oturdugumuz yerden, mutfaktan,
bahceden manzaramiz
Bulutlu havada da cok guzel:) 
 
Yuruyus yolumuzdan 
Eve dogru...


 
Yollar, ask dolu yollar...
En guzel viraj
                                                                                                                                                                             
                 



Yesil istemezsek de 15 dk'da burdayiz :)