Bazı Evlerde Kalmak Çok Güzel

İnsan sevdikleriyle sevdiği yerde,  aşkla nefes alınca zaman ne kadar da çabuk geçiyor... Göz açıp kapayana kadar 6 ay olmuş döneli. İnsan evinin duvarını bile özler mi? Biz çok özlemişiz... Duvarları, demir parmaklıkları, evin içinde özgürce bağırıp tepinebilmeyi, kalbimizi huzurla dolduran bahçemizin her köşesini, güneşin sanki sadece bizim içinmişcesine olan batışını, hatta bizi bekleyen ve bitmek bilmeyecek işleri... 


Bir yıl boyunca yabani otların ve sarmaşık dikenlerin saldırısına uğramış tarlaya girmek bile mümkün olmadığı için bahçe ve toprak ıslahını ilkbahara kadarki geniş zaman aralığına bırakıp ev içi ve etrafıyla eski düzenimize döndük. Şehirde ister istemez artan tüketim alışkanlığından sıyrılıp az tüketen, üreten, zor da olsa her işini kendi yapan ve olabildiğince geri dönüştüren kimliklerimize bürünmemiz hiç de zor olmadı. Evi temizledikten sonra terasımızı bir yıl boyunca biriken çam iğnelerinden kurtarıp geçen sene nasılsa bir yıl yokuz diye ihmal ettiğimiz bahçe mobilyalarını ve parmaklıkları zımparalayıp boyamakla işe başladık. Cayır güneş altında fiziki çalışma pek kolay olmasa da, her yorulduğumuzda mis gibi çam kokularını içimize çektiğimiz, aklımıza ve kalbimize kazınmış manzaramıza doya doya baktığımız küçük molalarla tazelendik. 

Terası neden sürekli temizlemeliyiz konulu çalışma

Arada molaları uzun tutmuş da olabiliriz tabii:)

Eskiden bostanda olan kompost yığınına özellikle kışın ulaşmak pek konforlu olmadığı için, çok eskiyen bir bazayı kompost kovası olarak görevlendirip evin yakınına yerleştirdik. Böylece hem bazayı atık olmaktan kurtardık, hem de yeni bir kompost kovası için gereken masraf ve uğraştan tasarruf  ettik. Özellikle son dönemde atıkları azaltma konusuna çok taktığım için bu basit işlem beni oldukça rahatlattı. Organik atıklar tavuklara, onların yiyemeyecekleri komposta, meyve çekirdekleri vs doğrudan tarlaya gidiyor. 

Yatak bazasından kompost kovası yapmak

Bu sene pandemiye rağmen kalabalık olan sahillere pek gitmediğimiz için yaz sonu denize ve güneşe veda etmek yerine sonbahar hazırlıklarıyla geçti. Öyle bir farklı kokar ki bizim dağın kekikleri, insan başka kekiği evine sokmayı bile istemez. Dağdan kekiklerin son demlerini topladık, kuruttuk, çektik. Lezzeti tavan yapmış Çanakkale domateslerinden, pembe domateslerden ve kapyalardan odun ateşinde yaptığımız salçalara ekledik o mis kokulu kekikleri. Bu sene artık alışkanlığımı kaybettiğimden midir, özlediğimden midir, yoksa planlama hatasından mıdır bilmem, domates biber miktarını biraz abartmışım. Yapma süreci biraz sancılı, stresli ve bol miktarda el ve parmak yanmalı geçti; ama geçti. 

Kekik toplamaca

Defalarca kaynayan salça kazanı

Kornişonları iyice yıkayalım

Her ne kadar tarla işlerini ötelediysek de, sumakları toplamak için tarlada biraz yer ve yol açmamız gerekti. Bir yandan sıcak, bir yandan adam boyu otlar, kestikçe üstümüze sıçrayan dikenler, karman çorman olduğu için tırpanın bile işlemediği dikenli çalılıklar...  Başlamışken yeni fidan dikimi için de biraz yer temizledik. Normalde bir kerede rahatça yapabildiğimiz bir alan için çok fazla uğraştık. Hala tarlanın yarısına ulaşamıyoruz. Umarım ilkbahara kadar yavaş yavaş bu engeli de aşarız. Yoksa o yarıya uzaktan bakmakla yetineceğiz sanırım. 

Sumak bitkisi

Kurutulmuş ve çekilmiş sumak. Bahceden.

Bizim hayatımız hep evimizde. Kendi sınırlarımız içindeyken her türlü olumsuzluğa göğüs gerebiliyor, her şeye rağmen hayata pozitif bakmaya devam edebiliyoruz. En mutlu hissettiğimiz yer burası. Beraber olmayı, hayatı birbirimizle paylaşmayı seviyoruz. O yüzden pandemi esnasında günlerimizi evde ve bahçede geçirmeye devam etmek hiç de zor olmadı bizim için. Yıllardır bir nevi izolasyondayız zaten, şimdi biraz daha sıkılaştırdık o kadar. 

Günlerimizin dolu dolu geçtiği doğrudur

Canım evim

Sağlıkla uyandığımız her gün, hayatın karmaşasından uzak, olabildiğince basit, doğal ve kendine yeterli bir yaşam seçtiğimiz için şükrediyorum. Özellikle okulların durumunun günde 3-5 kere değiştiği şu dönemde aklımı ve dikkatimi başka yere yöneltmek zorunda kalmadan çocuklarımın yanında olabildiğim için şükrediyorum. Hayata devam edebilmek için sabırsızlıkla bir felaketin bitimini beklemediğimiz için şükrediyorum. Bahar gelse de bostanda hep beraber çapa sallasak diye bekliyorum. Bahçemizdeki papatyalardan bileklik yapsak Aden'e, yapraklarını incitmemek için gelincikleri uzaktan sevsek, erikler çiçeğe durunca  altında fotoğraf çekme yarışına girsek sanki ilk defa görüyormuş gibi.  Her sabahı sarmaş dolaş karşılasak ve yine sarmaş dolaş bitirsek günü... Dün gibi... Bugün gibi...

Biz hep aynı...

Yorumlar